<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	xmlns:georss="http://www.georss.org/georss" xmlns:geo="http://www.w3.org/2003/01/geo/wgs84_pos#" xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/"
	>

<channel>
	<title>Kişisel Yazın</title>
	<atom:link href="http://kisiselyazin.wordpress.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://kisiselyazin.wordpress.com</link>
	<description>Bazı garip şeyler üzerine düşünceler</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Oct 2011 20:51:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.com/</generator>
<cloud domain='kisiselyazin.wordpress.com' port='80' path='/?rsscloud=notify' registerProcedure='' protocol='http-post' />
<image>
		<url>http://s2.wp.com/i/buttonw-com.png</url>
		<title>Kişisel Yazın</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com</link>
	</image>
	<atom:link rel="search" type="application/opensearchdescription+xml" href="http://kisiselyazin.wordpress.com/osd.xml" title="Kişisel Yazın" />
	<atom:link rel='hub' href='http://kisiselyazin.wordpress.com/?pushpress=hub'/>
		<item>
		<title>Mezbaha No. 5</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/21/mezbaha-no-5/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/21/mezbaha-no-5/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 21 Oct 2010 20:14:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Edebiyat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=267</guid>
		<description><![CDATA[Kelimelerin yoğunlaşıp neredeyse maddeleştiği bir Kurt Vonnegut kitabı daha. Alışılagelmiş üslubunun yanı sıra bu sefer kendi hikayesini anlatıyor ve hikayenin bazı noktalarında satır arasında kendini gösteriyor. Kitabın konusu, kendisinin de İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğünde bulunduğu şehir olan Dresden&#8217;in bombalanması. Her ne kadar ufak bir anı kitabı olarak görünüyor olsa da anlattığı hikaye tam [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=267&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kelimelerin yoğunlaşıp neredeyse maddeleştiği bir Kurt Vonnegut kitabı daha. Alışılagelmiş üslubunun yanı sıra bu sefer kendi hikayesini anlatıyor ve hikayenin bazı noktalarında satır arasında kendini gösteriyor.<span id="more-267"></span></p>
<p>Kitabın konusu, kendisinin de İkinci Dünya Savaşı sırasında esir düştüğünde bulunduğu şehir olan Dresden&#8217;in bombalanması. Her ne kadar ufak bir anı kitabı olarak görünüyor olsa da anlattığı hikaye tam da ondan beklenecek kadar grift ve sürükleyici. Kitabın en başında neden böyle bir işe kalkıştığından bahsediyor ve kitabın yazılış sürecini anlatıyor. Mary O&#8217;Hare ve Gerhard Müller isimlerini görüyoruz. İlki, Vonnegut&#8217;ın Dresden&#8217;den silah arkadaşı olan Bernard&#8217;ın eşi; Kurt, Bernard ile kitaba koyabileceği anıları birleştirirken böyle bir kitabın gençleri savaşa iteceğini düşündüğünden oldukça agresif davranıyor. Bu kitabın bu şekilde yazılmış olmasında onun da katkısı var zira kitabın adı &#8220;ya da Çocuk Haçlı Seferi&#8221; şeklinde devam ediyor.</p>
<p>Kitaptaki adamımız Bill Pilgrim. Süzük bir oğlan olan Bill İkinci Dünya Savaşı&#8217;nda Almanya&#8217;da esir düşer. Esir düşmemesi sürpriz olurdu zira tabur rahibinin asistanı olarak görev yapar ve silah taşımamaktadır. Birliğin sağ kalan tek elemanı olduğundan Alman topraklarında yanında 3 kişiyle başıboş dolaşırken yakalanır ve Dresden&#8217;e yollanır. Daha sonrasında da bombardıman olur, Amerikalılar esirleri kurtarırlar ve Bill eve döner.</p>
<p>Bu Bill&#8217;in sadece savaşta yaşadıklarının özeti. Daha sonrasında zengin bir ailenin kızıyla evlenip zengin olmasından tutun da Tralfamador adlı gezegende teşhir edilmesine kadar her şeyi öğreniyoruz hayatına dair. Vonnegut bu zengin yaşam öyküsünü çizgisel anlatmak yerine kronolojik olmaktan uzak bir şekilde kesit kesit sunuyor. Çünkü Bill bir zaman yolcusu. Bu kitabı bu derece zevkli ve sürükleyici kılan da sanırım zaman akışının bu şekilde olması.</p>
<p>Ufak ayrıntılara gelecek olursak kitapta iki eski dostu görüyoruz: Elliot Rosewater ve Kilgore Trout. Elliot ile aynı hastanede kalıyor bir dönem Bill ve tıpkı Elliot gibi o da Trout&#8217;un hikayelerine hasta oluyor. Trout ile ise daha sonraları tanışıyor; Trout gazete dağıtım işinde sürünürken. Yüzümde kocaman bir gülümsele ile okudum ilgili kısımları çünkü bundan önce okuduğum kitap -ve ilk okuduğum Vonnegut kitabı- Allah Senden Razı Olsun Bay Rosewater&#8217;dı. Vonnegut&#8217;ın biraz da kendini aktardığı Kilgore Trout karakteri sanırım bir kitapta daha geçiyor ama hangisinde çıkaramadım şu anda. Ayrıca Aşıklar isimli bilimkurgu kitabının yazarı olan Philip Farmer ilk kitaplarından birini Kilgore Trout ismiyle yayınlayarak Vonnegut&#8217;a selam çakmış zamanında.</p>
<p>Vonnegut 20. yüzyılın en spesifik yazarlarından birisiydi. Eğer yazarın rahat bir dil kullanarak hikayeyi resmen size yaşatmasını seviyorsanız Vonnegut&#8217;tan kopamayacaksınız demektir.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/267/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/267/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=267&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/21/mezbaha-no-5/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Bırakalım İşler Sarpa Sarsın</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/19/birakalim-isler-sarpa-sarsin/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/19/birakalim-isler-sarpa-sarsin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2010 17:10:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=262</guid>
		<description><![CDATA[Aynı hataları tekrar yapar mıydım? Yapardım. Bazen keşke yapmasaydım dediğim şeylere bakıyorumda, eğer onları yapmamış olsam böyle olamazdım. Bu herkes için geçerli birşey. Her ayrılık, her kayıp, her başarısızlık -mantıklı düşünen bir insan için- sağlam bir birlikteliğin, kazançların ve başarıların anahtarı gibi. Mesela, bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes birisini sevmiştir ve kaybetmiştir hayatının bir [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=262&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aynı hataları tekrar yapar mıydım? Yapardım. <span id="more-262"></span> </p>
<p>Bazen keşke yapmasaydım dediğim şeylere bakıyorumda, eğer onları yapmamış olsam böyle olamazdım. Bu herkes için geçerli birşey. Her ayrılık, her kayıp, her başarısızlık -mantıklı düşünen bir insan için- sağlam bir birlikteliğin, kazançların ve başarıların anahtarı gibi. Mesela, bu yazıyı okuyan hemen hemen herkes birisini sevmiştir ve kaybetmiştir hayatının bir döneminde. Bu arkadaş da olabilir. Bu kayıp, ne kadar aptalca yapılmış olursa olsun, kişinin hayatında bir dönüm noktası oluşturur. En kötü ihtimalle bir daha aynı hatayı yapmamaya çalışır. Benim hayatımda da böyle oldu; birini kaybettikten sonra olaylara daha farklı açılardan bakabilmeye başladım. Güzel bir söz vardır: &#8220;Her tecrübe pozitiftir&#8221; diye.</p>
<p>Tabi bu duruma sadece insan ilişkileri bazında bakmak eksik olur. Keşke ile başlayan her cümle bu yazının örneği olabilir aslında. Kişisel gelişimle ilgilenenlerden duyarız, keşke yerine iyi ki demeyi daha uygun görürler. Kişisel gelişimle ilgim olmasa da bu bakış açısını mantıklı buluyorum. Tabi &#8220;iyi ki o son birayı içmeyecektim&#8221; gibi değil <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  İşler her zaman sarpa saracaktır, insanın da hatalarından çabuk ders çıkaran bir varlık olmadığı gerçeğini unutmadan söyleyebilirim ki, bırakalım işler sarpa sarsın. Hem öyle olmasa işlerin iyi gittiği zamanların kıymetini nasıl bilebilirdik? O halde son söz Mehmet Şenol Şişli&#8217;den gelsin:<br />
<blockquote>Yenilgi bir değişimin sonatı sanki</p></blockquote>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/262/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/262/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=262&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/10/19/birakalim-isler-sarpa-sarsin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Interzone</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/24/interzone/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/24/interzone/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 24 Sep 2010 19:01:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=260</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde tarafıma gelen eleştirilerin çoğu &#8220;Ya bırak çok düşünüyorsun bunları, yaşa gitsin&#8221; türevinde de olsa, yine de insan hayatının iniş-çıkışları ve dönemleri hakkında yazmaya devam edeceğim. Aslında bu konuda birçok teorim var, bazıları nörobiyoloji alanına da taşıyor fakat &#8220;yaşamadan bilinmez&#8221; özelliğine sahip bir konudan bahsettiğim için hemen hemen hepsini kendime saklıyorum. Buna karşın insan [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=260&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde tarafıma gelen eleştirilerin çoğu &#8220;Ya bırak çok düşünüyorsun bunları, yaşa gitsin&#8221; türevinde de olsa, yine de insan hayatının iniş-çıkışları ve dönemleri hakkında yazmaya devam edeceğim. Aslında bu konuda birçok teorim var, bazıları nörobiyoloji alanına da taşıyor fakat &#8220;yaşamadan bilinmez&#8221; özelliğine sahip bir konudan bahsettiğim için hemen hemen hepsini kendime saklıyorum. Buna karşın insan hayatının ciddi dönemeçlerinden biri olduğunu düşündüğüm bir teorimi paylaşmak istiyorum. Sanırım bundan artık yeterince emin oldum.<span id="more-260"></span></p>
<p>Çok önceleri insanın her sene yeni birşeyler öğrenerek, tam anlamıyla merdiven çıkar gibi yaşadığını düşünürdüm. Her yıl bir öncekinden daha tecrübeli olarak başlıyorduk işe. Daha sonra ise bazı basamakların diğerlerine oranla daha &#8220;yüksek&#8221; olduğunu farkettim. Bunu farketmeme neden olaydan bağımsız olarak, hatta bazı kişilerde bir olay dahi olmadan, zannediyorum ki herkes bu süreçten geçiyor. Eski arkadaşlarımızla aramızın açılması, daha önce zevk aldığımız şeylerin artık tad vermiyor oluşu gibi garip şeyleri buna bağlıyorum ben.</p>
<p>Lise yıllarından sonra, artık toplum tarafından da büyümüş kabul edilen birey kendi doğrularını oturtmaya başlıyor ister istemez. Bunu ister kulaktan dolma bilgilerle yapsın, ister okuyup araştırarak yapsın; bu sadece oturtmaya çalıştığı topluluğun niteliğini etkiliyor. Tabi bunlar hemen lise diplomasını alır almaz olmuyor, yaklaşık 1-2 senelik bir &#8220;yeni düzene alışma&#8221; evresi var hemen önce. Bu liseden sonra çalışma hayatı oluyor bazılarında, bazılarında üniversite yaşamı. Düşünkara Fanzin&#8217;den Yasemin ile bu konuyu konuşurken 20-21 yaşlarında bu değişimin başladığından bahsettik. Bu teorimde onun fikirleri de önemli yer tutuyor aslında. Söz konusu devre bir geçiş dönemi sadece, ancak oldukça sancılı. Eski fikirlerle yenilerinin çarpışması, bazı doğruların kabullerin bir anda yerle bir olması insanı silkeliyor adeta. Arkadaşlık ilişkileri gözden geçiriliyor, aile ile olan bağlar sorgulanıyor (aile tarafından bireye büyüdüğünü ifade eden telkinler var çoğu zaman) ve bir yol haritası çıkarılmaya çalışıyor. Son terim önemli; çünkü en umursamaz insanda bile bu oluyor -ki daha sonraki dönemeçte bu sebepten doğuyor.</p>
<p>Çoğu duygusal ilişkinin yürümeme sebebi de bu dönemeç kanımca. İki insanın farklı frekanslarda olmasından mütevellit duyulan uyumsuzluk ve huzursuzluk bir şekilde bağları kopartıyor. Bu döneme girmemiş kişide bulunan &#8220;Hayatı çözdüm&#8221; mantığına bu dönemin içindeki ya da yeni çıkmış insandaki &#8220;Öğrenilecek çok şey var hacı&#8221; düşüncesi çok ters geliyor görüldüğü üzere. Kaldı ki (artık Interzone diyeceğim buna) Interzone&#8217;dayken hayat ilk kez ciddiye alınmaya başlanıyor. Yaşa geç prensibinin insanı bir yere götürmediğini ders notları ya da iş performansından anlayan zihin ipleri eline almaya karar veriyor. Bütün bunların ardından yorucu bir günün akşamında sevilen hoşlanılan kişiye bu düşünceler açıldığında duyulan &#8220;Kafana takma be yaşa gitsin&#8221; sözü insana anlaşılmadığını açıkça ifade ediyor.</p>
<p>Her ne kadar bu dönemden kusursuzluğa giden bir yol gibi bahsetmiş olsamda tam olarak öyle olmadığını açıklamam gerekiyor. İnsan kendi doğrularını oturtmaya çalışıp bu doğrular ışığında bir yol haritası çizmeye çalışıyor, evet işin özeti bu, fakat bu doğruların objektif platformda ne derece mantıklı olduğu tamamen kişinin mantığına kalıyor. 20&#8242;li yaşlarının başında bir insanın mantığının çok güvenilir olmadığını da sanırım hepimiz kendimizden biliyoruz.</p>
<p>Bende bu dönemi yaşadım, Interzone&#8217;a giriş biletimden çok dönüş biletimden bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki işleri oluruna bırakınca gittikçe ağrılı bir süreç olmaya başlayan söz konusu dönemi ufak tefek yardımlar alarak biraz daha kısa tutabiliriz. Ben bu yardımı Arthur Schopenhauer&#8217;dan aldım. Onun doğrularını modamod bir şekilde kendi doğrularım yapmadım, dahası hala oturtamadığım kısımlar mevcut fakat bir akıl hocasına sahip olmanın getirdiği avantajlardan epey yararlandım. Sanırım bir sonraki dönemece hazırım.</p>
<p>Bu yazıyı birkaç sene sonra okuduğumda tamamen farklı düşünüyor olabilirim, bu yazının kesin doğru olduğunu da iddia etmiyorum. Sadece gözlem ve tecrübelerimden yararlanarak bir hipotez ortaya koyuyorum. Katılıp katılmadığınızı yorum yaparak dile getirirseniz hipotezimi sınamış olacağım. Teşekkürler şimdiden.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/260/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/260/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=260&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/24/interzone/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İhtiyaç Üzerine</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/06/ihtiyac_uzerine/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/06/ihtiyac_uzerine/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Sep 2010 12:46:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[arkadaşlık]]></category>
		<category><![CDATA[dayatma]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[ihtiyaç]]></category>
		<category><![CDATA[para]]></category>
		<category><![CDATA[toplum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=257</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;İhtiyaç&#8217; kavramı hakkında pek düşünmemiştim son günlere kadar. Baştan kabul gibi bir kavramdı bana göre; olması gereken şeyler gibi düşünmüştüm hep. Birşeye ihtiyacım olduğunu dile getirmek zayıflık gibi olsa da yine de insani birşeydi. Artık öyle olduğunu söyleyemem. Değişimin ilk habercisi yakın arkadaşlarıma neden yakın çevremde yer verdiğim hakkında düşünmem oldu. &#8220;Her insan kendi kendine [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=257&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;İhtiyaç&#8217; kavramı hakkında pek düşünmemiştim son günlere kadar. Baştan kabul gibi bir kavramdı bana göre; <em>olması gereken şeyler</em> gibi düşünmüştüm hep. Birşeye ihtiyacım olduğunu dile getirmek zayıflık gibi olsa da yine de insani birşeydi. Artık öyle olduğunu söyleyemem.<span id="more-257"></span></p>
<p>Değişimin ilk habercisi yakın arkadaşlarıma neden yakın çevremde yer verdiğim hakkında düşünmem oldu. &#8220;Her insan kendi kendine yeterli olmalıdır&#8221; derken bir yandan da &#8220;Bu insanlara ihtiyacım var&#8221; dediğim farkettim; açıkça bir çelişkiye parmak basmıştım. İlk önce bir insanın kendi kendine yeterli olup olamayacağını sorguladım. Bence bir insan kendi kendisine yeterli olabilir, hayatı ele alış biçimine bağlı olarak elbette. Çoğu insanın kafası olmadığı için kafayı bozmadığı (A. Schopenhauer) gerçeğini ele alırsak sanırım onlar için kendi-kendine-yeterliliğin bir önemi yok zaten. Düşünmeyi zahmetli bir iş olarak görmeyen insanların bir şekilde kendi kendine yetebileceğine inanıyorum (Schopenhauer&#8217;ın kirpi fablına başka bir yazıda gönderme yapacağım).</p>
<p>Madem ki insanlar kendi kendilerine yetebilirler, o halde acaba ben gerçekte nelere ihtiyaç duyuyorum? Nelere ihtiyaç duyduğuma inandırmıştım kendimi? Eğer kendi ayaklarım üzerinde durabiliyorsam birinin elimden tutmasına ihtiyacım yoktur. Eğer o arkadaşlarım olmasa belki onlar gibi insanlar olacaktı, onlar da olmasaydı en yakın arkadaşlarım Schopenhauer, Goethe ve Wagner olacaktı. Nietzsche&#8217;nin satırlarında heyecanlanacaktım (not: bu bir tahmindir), Wagner&#8217;ın notalarında huzurlu hissedecektim.</p>
<p>&#8220;İhtiyacın yoksa neden arkadaşsın onlarla? Neden bu kadar yakınlar sana?&#8221; diyebilirsiniz. Cevap açık, çünkü öyle olmasını istiyorum. O insanlarla olmak istiyorum çünkü keyif alıyorum, eğleniyorum ya da o sıra düşünmek istemediğim şeyleri düşünmüyorum. &#8220;İstemek&#8221; ve &#8220;ihtiyaç duymak&#8221; arasında farkın olduğu durumlar vardır. Örneğin açken yemek yemek isteriz çünkü ihtiyacımız vardır. Bu bir kesişme kümesi. Fakat hiç ihtiyacımız yokken canımız çilek çekebilir. O bir ihtiyaçtan çok istek/arzudur ve giderilmediği zaman bize çok büyük yaralar açmayacaktır. Ben ihtiyaçların psikolojik değil biyolojik olduğunu düşünüyorum (&#8220;eheh nöronlarda biyolojik&#8221; diyenleri nörotransmitter madde zehirlesin). Bir insana duygusal olarak ihtiyacınız yok, bir fikire hayale bağlanmaya ihtiyacınız yok, görmediğiniz duymadığınız sadece size anlatıldığı kadarını bildiğiniz bir hayali arkadaşa ihtiyacınız yok. Tek ihtiyacınız olan şey kendi benliğiniz. Ekmeğe, suya ihtiyacınız var metabolik faaliyetleri devam ettirmek için. Tuza şekere ihtiyacınız var. Güneşe ihtiyacınız var. Şansa bakın ihtiyacınız olan şeyler her daim orada olabilecek şeyler.</p>
<p>Hiçkimseye ihtiyaç duymamanın onların değerini azalttığını da düşünmüyorum. Yakın çevremdeki insanlara bundan önce nasıl davranıyorsam bundan sonra da öyle davranacağım çünkü değerlerinden birşey kaybetmediler. Onların bana ihtiyaç duymalarını da zayıflık olarak görmüyorum,  o anlarda yanlarında olacağımdır. Tek fark işlerin ortaya daha gerçekçi konması oldu. Hem bir insanla ihtiyaç duyduğun için beraber olmak bana mantıksız geliyor. O ihtiyaç ortadan kalkınca çekip gidecekmiş gibi. Bir nevi sömürüp, kullanıp bırakırcasına. İsteme fiili de sona erebilir ancak en azından insanları kullanmamış olursun.</p>
<p>Son olarak eklemek istediğim şey, bu fikirlerin herkesin ulaşabileceği bir yerde olduğu. Sadece ulaşmanıza izin vermiyorlar. Toplum içinde yaşıyorsunuz, toplum ve medyanın size öğrettiği şeyleri doğru kabul ediyorsunuz. Topluma göre dostların birbirine ihtiyacı olmalıdır; yalan. Topluma göre oturmasını kalkmasını bilen ya da içkisi kumarı olmayan bir eşe ihtiyacınız vardır; yalan. Her zaman çok para kazanmalısınızdır; yalan. İhtiyacınız olan şeyler düşünen bir beyin, oturmuş bir karakter (ki bence en zor elde edileni bu), başınızı sokacağınız bir ev ve temel metabolik faaliyetlerinizi sürdürebileceğiniz kadar para.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/257/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/257/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=257&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/09/06/ihtiyac_uzerine/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Münferit Olaylar Silsilesi</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/08/08/munferit-olaylar-silsilesi/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/08/08/munferit-olaylar-silsilesi/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2010 10:10:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[düşünce]]></category>
		<category><![CDATA[görüş]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[münferit olay]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=255</guid>
		<description><![CDATA[İstisnalar kaideyi bozar mı? Bir insanın hareketi bütün camiayı bağlar mı yoksa kişisel görüştür kurumu bağlamaz mı dersin? Türkiye&#8217;de yaşayan biri olarak bunlardan herhangi birini seçme özgürlüğüne sahipsin! Görüşlerin takım tutar gibi savunulduğu kantin-ortam muhabbetlerinden sıkılmış biri olarak, eğer emin olduğum bir konu hakkında konuşulmuyorsa, genelde suskun kalırım. Birşey söyleyemediğim konular olur tabiki fakat durup [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=255&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İstisnalar kaideyi bozar mı? Bir insanın hareketi bütün camiayı bağlar mı yoksa <em>kişisel görüş</em>tür kurumu bağlamaz mı dersin? Türkiye&#8217;de yaşayan biri olarak bunlardan herhangi birini seçme özgürlüğüne sahipsin!<span id="more-255"></span></p>
<p>Görüşlerin takım tutar gibi savunulduğu kantin-ortam muhabbetlerinden sıkılmış biri olarak, eğer emin olduğum bir konu hakkında konuşulmuyorsa, genelde suskun kalırım. Birşey söyleyemediğim konular olur tabiki fakat durup insanların düşünemediklerini ispat etmelerini izlemek daha yararlı bence. Çünkü normal şartlar altında bir insanı tanımak daha uzun süre alırken şöyle gündemdeki konular hakkında yapılan konuşmaları irdelemek daha aydınlatıcı ve zamandan tasarruf oluyor. &#8220;Yanlış yapıyorsun/düşünüyorsun&#8221; demek sanıldığından daha dikkatli yapılması gereken birşey bence; buna karşın bunu deme hakkını elde edebildiğim anlarda bile kullanmak istemiyorum. Değişen birşey olmayacak.</p>
<p>Bu türden bir düşünce yapısının en çocuksu davranışı &#8220;Münferit bi olay abi o&#8221; eşiğidir. Bir asker eşi türbanlılara saldırınca münferit olur, beş vakit namaz kılanlar milletin parasını alır kaçar münferit olur, otel yakarsın münferittir, sevgilinle el ele tutuştuğun için dayak yersin münferitliğin ötesidir, dilin konuşulmasını yasaklarsın &#8220;E abi yanlıştı ama bizi bağlamaz o hata yani&#8221; derler&#8230; derler&#8230; Görünmeyen nokta şu ki insanların makul şekilde savunduğu şeyler, aynı görüşe mensup başkalarınca fanatiklik boyutlarına varabilir. Bu seni nasıl mı bağlar? Dost arkadaş meclisinde sende o fanatiklik salyalarını akıtıyorsan bağlar işte. Eğer sen savunduğun görüşün tehlikeli boyutlara ulaşabilecek uzuvlarını görememişsen, bu konuda &#8220;Evet ben bu görüşü savunuyorum fakat şu şu konularda yanlış yöne çekilebilir&#8221; diyemiyorsan yandaş kaybetmemek için, seni de bağlar. Hiçbir düşünce mutlak doğru değildir sonuç olarak.</p>
<p>Kendimi bazen bu insanların yerine koyuyorum. Birşeyi savunuyorum fakat yandaşım garip birşey yapmış. Haksız olduğunu söylesem karşımda &#8220;A-ha!&#8221; diyecek bir topluluk var. Haklı desem, değil. En iyisi suçu kişinin üzerine atıp düşüncemi püri-pak şekilde olaydan sıyırayım. Bu olamaz işte. Sonuçta o insan, doğru ya da yanlış, saçma birşey yapma hakkını o görüşten alıyorsa önce kişide sonra görüşte sorun var demektir. Ben böylesi durumda yandaşımın yanlış yaptığını rahatlıkla kabul edebilirim. Karşımdaki kişide bundan dolayı ego tatmini yaşayabilir ancak biliyorum ki onun savunduğu şey daha da saçmadır (olmasaydı onu savunurdum çünkü).</p>
<p>Sonuç olarak olayın iki yanı var; birincisi yanındaki adam saçmalamışsa, saçmaladı demen gerek. Bunu derken karşıt görüşlerin -doğruyu göstermek yerine tercih ettikleri- kendi kendilerini tatmin etme duygularından çekinmemek lazım. İkinci olarak ise sahibi olduğunuz görüşün içerisinde yaşanan böylesi olayları münferit olarak değerlendirmemek size görüşünüz hakkında daha aydınlatıcı bilgiler sunacaktır. Yandaşınız görüşün tamamen dışında bile davranıyor olsa &#8220;Demek ki bu tür davranışlara sebep olabiliyor&#8221; dersiniz en azından. Kaldı ki bu da bizi hiçbir görüşün kayıtsız şartsız savunulamayacağı anlayışına götürüyor.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/255/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/255/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=255&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/08/08/munferit-olaylar-silsilesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>İki Yol</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/28/iki-yol/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/28/iki-yol/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 28 Jun 2010 12:57:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[iki yol]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[tercih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=246</guid>
		<description><![CDATA[Durup düşünmeden hayatın akışına kendimizi kaptırdığımız zamanlar farketmesekte aslında sürekli hayatımıza etki eden tercihler yapıyoruz. Bazı kimseler bunu okul ya da iş tercihi olarak görürken bazıları ne giyeceğine karar vermeye kadar indiriyor. Bana göreyse hepsi haklı. Yaşamanın tadının zevkinin de zaten bu karar vermelerden geçtiğini düşünüyorum. Baskılarla tercih şansı ellerinden alınmış insanlara bu açıdan üzülürüm. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=246&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/crossroads1.jpg"><img src="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/crossroads1.jpg?w=300&#038;h=207" alt="" title="crossroads" width="300" height="207" class="alignleft size-medium wp-image-251" /></a>Durup düşünmeden hayatın akışına kendimizi kaptırdığımız zamanlar farketmesekte aslında sürekli hayatımıza etki eden tercihler yapıyoruz. Bazı kimseler bunu okul ya da iş tercihi olarak görürken bazıları ne giyeceğine karar vermeye kadar indiriyor. Bana göreyse hepsi haklı. Yaşamanın tadının zevkinin de zaten bu karar vermelerden geçtiğini  düşünüyorum.<span id="more-246"></span></p>
<p>Baskılarla tercih şansı ellerinden alınmış insanlara bu açıdan üzülürüm. Çocukken de bu durumdayızdır ancak dünyayı pek tanımadığımızdan ancak 16-17 yaşına gelince anlarız tercih etme zevkini. Başka insanların bizim adımıza aldığı kararlar bizi derin boşluklara sürükler, sanki bir başkasının hayatını yaşıyormuşuz gibi hissederiz. Yaşamak fiilinin hissettirdiği esneklik duygusunu farkedemezsek o zaman rahatsız oluruz.</p>
<p>Tamam, tercihlerimizi biz yapıyoruz, &#8220;özgürüz&#8221;; peki ne yönde yapmak lazım? Şehirde doğup büyümüş, günümüz insanının özelliklerini taşıyan ortalama her bireyin karşısına &#8220;iki yol&#8221;lar çıkar hep. Ya o elbiseyi alacaktır ya da bu ayakkabıyı; ya o bölümü yazacaktır ya da diğerini; ya akşamki maçı izleyecektir ya da sevgilisiyle sinemaya gidecektir vs&#8230; Bütün fikir akımlarından bağımsız olarak ya elbiseyi alacağızdır, ya yüksek puanlı bölümü yazacağızdır ya da maç izleyip bira içeceğizdir; ama kesinlikle bir tercih yapacağız ve bundan haz duyacağız. Dolaylı yoldan geldiğimiz nokta ise bu iki yollardan birini seçerken pragmatist fakat duyarlı davranmamız gerektiği, kanaatimce.</p>
<p>Bir filmde şuna benzer bir replik duymuştum: &#8220;Hayatta karşımıza hep iki yol çıkar; hangisinden gidersen git diğerinden gitmediğine üzüleceksin&#8221; (Böyle birşey hatırlayanlar filmin adını ve repliği doğru olarak yazarlarsa sevinirim). İnsan doğası gereği bu açık bir gerçektir. İnsan bir şeyi arzular, ona ulaşmak için çabalar, ona ulaşınca tadını çıkarır ve sonunda sıkılır. Eskiden bir bilgisayarının olmasını isteyen çocuğun sonraları sıkılıp bir başka şey istemesi gibi birazda. Belki ilişkiler konusunda %100 doğru bir önerme olmasa bile insanı doğru tahlil ettiğini düşünüyorum ve iki yollar karşısındaki tavrımıza katkıda bulunacağını ümit ediyorum. Eğer bir konuda iki şıkkın arasında kalacak olursan, iyi düşün ama geceleri heba etme; hangisinden istiyorsan ona git çünkü nasıl olsa diğerinden gitseydin nasıl olacağını merak edeceksin bir gün.</p>
<p>Kaderden bahseden insanlarda vardır bilirsiniz. Tabi ki demode kader anlayışı savunacak değilim fakat doğru olmasa bile konuyu kavramada etkin bir unsur olduğunu düşünüyorum. &#8220;Diğer yoldan gitseydim sonuç ne olurdu acaba?&#8221; sorusunu tamamen etkisiz hale getirir çünkü diğer yol yoktur kadere göre. Bana göre ise var ve illa bir kader tanımı yapacaksak, &#8220;yol&#8221; tabiriyle de uyumlu olması adına &#8220;güzergah&#8221; diyebiliriz ona. Sıkıcı otobüs güzergahlarından farklı olarak anlık düşüncelerimize bağlı olarak gelişen bir güzergah.</p>
<p>Diyeceğim odur ki, hayatımızın başlangıcından şu ana itibaren belli bir güzergahta ilerledik; bu noktadan sonra ise belli bir yol yok, iki yolların sonsuz kombinasyonlarıyla oluşturacakları sonsuz sayıda yol var. Bu anda takılıp kalmaktansa kendi yolumuzu kendimizin seçtiği -ve hatta seçebildiği- güzergahta ilerlemek en mantıklısı değil mi?</p>
<p>Dipnot: Yazıda geçmişten bahsedilmiyor, önündeki iki yola bakmayıp yüzünü geçmişe dönenler için önerebileceğim hiç bir şey yok çünkü.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/246/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/246/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=246&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/28/iki-yol/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/crossroads1.jpg?w=300" medium="image">
			<media:title type="html">crossroads</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>District 9 ve Pandorum</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/19/district-9-ve-pandorum/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/19/district-9-ve-pandorum/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 Jun 2010 19:10:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sinema]]></category>
		<category><![CDATA[bilimkurgu]]></category>
		<category><![CDATA[district 9]]></category>
		<category><![CDATA[pandorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=238</guid>
		<description><![CDATA[Sınavlar bitti yaz tatiline girdik derken evde yapılabilecek en güzel şey olan film izleme konusuna da ağırlık verdim -aslında kafayı dağıtmak için oldu birazda. Bu yazıda bahsetmek bile istemediğim 2001: A Space Odyssey vakasından sonra daha dişe dokunur bilimkurgu filmleri izleme kararı almıştım; 2009 yapımı iki filmle başladım: Oscar adayı District 9 ve Pandorum. &#8212;&#8212;Spoiler [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=238&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sınavlar bitti yaz tatiline girdik derken evde yapılabilecek en güzel şey olan film izleme konusuna da ağırlık verdim -aslında kafayı dağıtmak için oldu birazda. Bu yazıda bahsetmek bile istemediğim 2001: A Space Odyssey vakasından sonra daha dişe dokunur bilimkurgu filmleri izleme kararı almıştım; 2009 yapımı iki filmle başladım: Oscar adayı District 9 ve Pandorum.<span id="more-238"></span></p>
<p>&#8212;&#8212;Spoiler içerebilir&#8212;&#8212;</p>
<div id="attachment_239" class="wp-caption alignleft" style="width: 212px"><a href="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/district_9.jpg"><img class="size-medium wp-image-239" title="DIST9" src="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/district_9.jpg?w=202&#038;h=300" alt="District 9 film afişi" width="202" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">District 9 film afişi</p></div>
<p>İlk olarak 2010 yılında En İyi Film başta olmak üzere 4 dalda Akademi Ödülü adayı olan District 9 filmini bir arkadaşımın önerisi üzerine izledim. Neill Blomkamp&#8217;ın yazıp yönettiği, Peter Jackson hazretlerininde prodüktörlüğünü yaptığı film koskoca bir uzay gemisinin vuvuzelalı futbolseverlerin mekanı Güney Afrika&#8217;nın üzerine park etmesini konu alıyor. Güney Afrika&#8217;lı vatandaşlar vuvuzela çalarak kovabilirlermiş aslında, hiçbir canlı formunun o gürültüye dayanabileceğini sanmıyorum fakat onlar böyle yapmamış, girip bi gemiye bakmışlar. Özet geçeyim, bu uzaylı arkadaşların efendileri nüfus probleminden olsa gerek buraya bırakıp gitmişler gemiyi. Biz dünyalılarda geminin tam altında 9. bölgeyi oluşturup burada yaşatıyoruz ama 20 sene geçiyor, nüfusları artıyor, fuhuş desen var silah kaçakçılığı sağolsun Nijeryalılar sayesinde tavan yapmış durumda. Şehirde de huzursuzluklar başlayınca uzaylıları 10. bölge denen şehir dışında bir yere nakletmeye çalışıyorlar. Bu sırada bu projenin yürütücüsü olan Vikus Van De Merwe teker teker uzaylıları ikna etmeye çalışırken gizli bir projeninde nesnesi oluyor bir anda.</p>
<p>Filmin güzel yanı üzerinde durulmamış bir senaryoyla karşımıza çıkması. Daha öncesinde filmlerde uzaylılar gelmişse kesin ele geçirmeye, kaynak tüketmeye falan geliyorlardı. Bu sefer ki daha aşağılayıcı belki ama resmen çöplük olarak kullanıyorlar; kendi fazla nüfuslarını bize kakalıyorlar sanki biz çok azmışız gibi. Farklı bir bakış açısı getirmesinin yanı sıra efekt kullanımı olsun, senaryo olsun gayet başarılı kotarılmış. Eleştirebileceğim tek husus filmin sonuna doğru gerçekleşen aksiyon sahnelerinin biraz fazla olması. Birde duyduğuma göre devam filmi çekilecekmiş. &#8220;3 sene sonra!&#8221;</p>
<div id="attachment_242" class="wp-caption alignleft" style="width: 212px"><a href="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/pandorum-poster.jpg"><img class="size-medium wp-image-242" title="Pandorum-Poster" src="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/pandorum-poster.jpg?w=202&#038;h=300" alt="Pandorum film afişi" width="202" height="300" /></a><p class="wp-caption-text">Pandorum film afişi</p></div>
<p>İkinci filmimiz yine bir arkadaş tavsiyesi, yine 2009 yapımı, yine bilimkurgu vs&#8230; Christian Alvart&#8217;ın yazıp yönettiği filmin post apokaliptik özellikleri olmasının yanı sıra biraz psikolojik birazda mistik havası izleyiciyi etkiliyor. Filme dünyadan uzay aracına gönderilen bir mesajla başlıyoruz; &#8220;Herkes tek artık kolay gelsin size&#8221; türevindeki bu mesajdan sonra gözümüzü Bower&#8217;la beraber açıyoruz. Uyku kapsülü gibi birşeyin içinde uyanan Bower, uzun süreli uykunun etkisiyle hiçbirşey hatırlamıyor. Yavaş yavaş birşeyler hatırlarken üstü olan Teğmen Payton&#8217;ı uyandırıyor ve ikisi beraber neler olup bittiğini hatırlamaya çalışıyorlar. Ortada ters giden tonla şey vardır; birincisi geminin elektrik sistemi sorunludur ve dalgalanmalara sebep olur, ikincisi bunlar böyle kendi kendilerine değilde bir önceki nöbet takımı tarafından uyandırılmalıydılar ve sonuncusu gemide acayip yaratıklar cirit atmaktadır. Pandorum ise bir çeşit psikolojik hastalık; uzun süre uzayda kalan kişilerde görünüyormuş. Bower&#8217;ın gemiyi gezmesiyle beraber olayın ne derece vahim boyutta olduğunu anlıyoruz ve filmin sonunda herşeye vakıf oluyoruz. Evet &#8220;post apokaliptik&#8221;.</p>
<p>Bence District 9&#8242;dan daha başarılı olmakla birlikte sanırım post apokaliptik eserleri sevdiğimden biraz kayırıyorum Pandorum&#8217;u <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />  Eşek yüküyle aksiyon sahnesi olmayan, düşünmeye sevkedici ve &#8220;acaba?&#8221; dedirten bir film olmasından mütevellit bilimkurguya az çok ilgisi olan herkese öneriyorum. Bakalım biz Tanis gibi bir yer bulabilecek miyiz?</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/238/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/238/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=238&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/19/district-9-ve-pandorum/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/district_9.jpg?w=202" medium="image">
			<media:title type="html">DIST9</media:title>
		</media:content>

		<media:content url="http://kisiselyazin.files.wordpress.com/2010/06/pandorum-poster.jpg?w=202" medium="image">
			<media:title type="html">Pandorum-Poster</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Catch-up</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/14/catch-up/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/14/catch-up/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 14 Jun 2010 07:34:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilendirilmemiş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=235</guid>
		<description><![CDATA[Başlığa &#8220;geriden gelip yetişmek&#8221; yazsam felsefenin dibine vurmuş bir yazı bekleyebilirdiniz, o yüzden kolaya kaçtım bende. Blogla en son Mart ayı gibi ilgilenmişim, değerli okurlarıma yaşattığım bu üzücü boşluktan ötürü özür diliyorum (bkz. noolursun dön). Marttan beri epey şey olmuş aslında. Poliprotik asit ödevi son dakika yetiştirmeceleri sonucu enkazdan hallice oldu o yüzden yayınlamıyorum. 2. [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=235&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Başlığa &#8220;geriden gelip yetişmek&#8221; yazsam felsefenin dibine vurmuş bir yazı bekleyebilirdiniz, o yüzden kolaya kaçtım bende. Blogla en son Mart ayı gibi ilgilenmişim, değerli okurlarıma yaşattığım bu üzücü boşluktan ötürü özür diliyorum (bkz. noolursun dön).<span id="more-235"></span></p>
<p>Marttan beri epey şey olmuş aslında. Poliprotik asit ödevi son dakika yetiştirmeceleri sonucu enkazdan hallice oldu o yüzden yayınlamıyorum. 2. vizeler bitti, finaller yarın bitiyor. Çok sevdiğim insanlar evlendi. Düşünkara ekibiyle kaliteli filmler izledik, kaliteli yorumlar yaptık, kaliteli mekanlarda içtik (dimi ama?) hatta birde kaleye çıktık. Always Rock Bar tadilatı başladı bitiyor bugün, duvar kırmışlığım olmasa da getir götür yaptım en azından. Bu süre zarfında okuduğum kitapların bana kattığı şeyler oldu (bu da demektir ki yeni yazılarda edebiyata yöneleceğim biraz daha!). Profest mükemmeldi, yine Hacettepe&#8217;deki MFÖ konserinde çocukluğuma döndüm sevdiğim şarkılarda, Ankara Üniversitesi şenlikleri de çok iyiymiş sarhoştum hatırlamıyorum.</p>
<p>Yazı yazmadığım zaman boyunca çok değerli insanlarla tanıştım, hepsi birşeyler kattılar, gidenler bile. İnsan öğreniyor.</p>
<p>Dünya&#8217;da da pek çok şey oldu; aslında girip yazayım şunu dediğim birçok şey oldu. Buna karşın kafa çok yoğun olduğundan bir türlü blogu açıp yazamadım, açtıysam da kelimeleri bulamadım pek. Belki garip gelebilir ama bazen böyle aralar vermek yazarlar için yararlı olabiliyor; zihin parçalarında duygu ve düşünceleri yoğunlaştırıp bunu -benim henüz çook başında olduğum- edebi üslupla birleştirince çok güzel yazılar ortaya çıkıyor. Tıpkı çimento hazırlamak gibi; bir yazar içinde belli bir kıvama gelmek çok önemli. Her ne kadar yazarın oyun hamuru kelimelerdir dense de o kelimelere şekil verecek olan şey kesinlikle duygu yoğunluğudur ve birçok yazarın çok başarılı eserlerini ortaya koyduktan sonra aynı performansı yakalayamama sebebi de bu yoğunluğu yakalayamamalarıdır. Biraz bekledim, kendimi dinledim ve geri döndüm dostlar.</p>
<p>Blog yazarı olan arkadaşların yazılarını da takip edemedim (tamam vurmayın), kaçırdığım yazılarının nasıl olduğu konusunda meraktan öldüğüm bloglar var, hepsini gezeceğim <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/235/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/235/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=235&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/06/14/catch-up/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/19/230/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/19/230/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 19 Mar 2010 10:35:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kategorilendirilmemiş]]></category>
		<category><![CDATA[analitik kimya]]></category>
		<category><![CDATA[ödev]]></category>
		<category><![CDATA[poliprotik asitler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=230</guid>
		<description><![CDATA[Yakın zamanda Doğal Poliprotik Asitler ve Canlılık için Önemleri isimli ödevimi burada paylaşacağım. Takipte kalın<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=230&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yakın zamanda <strong>Doğal Poliprotik Asitler ve Canlılık için Önemleri</strong> isimli ödevimi burada paylaşacağım. Takipte kalın <img src='http://s0.wp.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/230/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/230/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=230&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/19/230/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
		<item>
		<title>Yalnızlık Tüm Seçkin Zihinlerin Yazgısıdır</title>
		<link>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/03/yalnizlik-tum-seckin-zihinlerin-yazgisidir/</link>
		<comments>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/03/yalnizlik-tum-seckin-zihinlerin-yazgisidir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Mar 2010 09:48:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Özkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[schopenhauer]]></category>
		<category><![CDATA[seçkin zihin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://kisiselyazin.wordpress.com/?p=226</guid>
		<description><![CDATA[Can Ender Gökçe arkadaşımın şu yazısını okuduktan sonra hakkında pek bilgiye sahip olmadığım Arthur Schopenhauer&#8217;i biraz tanıyabildim ve yazının başlığı olan sözde O&#8217;na ait. Bu sözü duyduktan sonra toplum içindeki durumum hakkında daha somut düşünebiliyorum artık. Bir takım düşünceleri paylaşmadan önce seçkin zihin nedir onu irdelemek istiyorum. Bana göre seçkin zihin olmak için raflarca kitap [...]<img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=226&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Can Ender Gökçe arkadaşımın <a href="http://neselibeyin.com/2010/02/03/arthur-schopenhauer-ne-demis-ne-yapmis-ne-yemis-ne-icmis/" target="_blank">şu yazısını</a> okuduktan sonra hakkında pek bilgiye sahip olmadığım Arthur Schopenhauer&#8217;i biraz tanıyabildim ve yazının başlığı olan sözde O&#8217;na ait. Bu sözü duyduktan sonra toplum içindeki durumum hakkında daha somut düşünebiliyorum artık.<span id="more-226"></span></p>
<p>Bir takım düşünceleri paylaşmadan önce seçkin zihin nedir onu irdelemek istiyorum. Bana göre seçkin zihin olmak için raflarca kitap bitirmek ya da üniversite okumuş olmaya gerek yok. Hele ki içinde bulunduğumuz ülke ve zamanı düşünecek olursak sadece ve sadece düşünebilen bir insan olmak seçkin zihin olmaya yeterde artar bile. Düşünebilen -ve tabi ki kendini kandırmayan- insan düşüncelerini daha sağlam oturtacak ve eğer yanlış düşündüğü, yanlış bildiği ortaya çıkacak olursa sahip olduğu şeyi doğrusuyla hemen değiştirecektir. Her insan duygularının onu yönlendirmesine izin verir, herkes hata yapabilir fakat bir parça mantıkla çok çok mutsuz olacaksa bile doğruları yapacak söyleyecektir. Kendisini kandırmanın mutluluğun yolu olduğunu görebilir ve kendisini kandırabilir de ancak içten içe doğrulara bağlı kalacaktır. İşte benim seçkin zihin anlayışım budur.</p>
<p>Peki böylesi insanlar neden yalnız kalır? Bu sorunun cevabı tam da üst paragrafta verildi zaten. Yalnız kalırlar çünkü toplumun geneli -şimdi böyle, geçmişte de böyleydi- kendilerini güvende hissettikleri düşüncelere sığınırlar. Kendilerini bir birey olarak görmektense bir şeyin parçası olarak görmek daha güven vericidir. Bu sebepten hakkında çok şey bilmedikleri dinlerin ya da politik düşüncelerin en hararetli savunucuları olurlar. Hayatın üzücü gerçekleriyle yüzleşmektense görmezden gelmeyi tercih ederler. Haksızlıklar kendilerine yapılmadığı sürece sorun değildir. Doğru bildikleri her şey duruma göre rahatlıkla değişebilir. Seçkin zihin elde yeteri kadar veri varken görüşlerini değiştirip kendini kandırmaktansa ne kadar acı da olsa gerçekleri istediğinden toplumda çok küçük bir azınlığın içinde kalacaktır. Bingo, yalnız!</p>
<p>Yalnızlık zaman zaman insanlara huzur verir çünkü hayatın dinamik temposu içerisinde yorulan kişi durup dinlenmek isteyecektir. Buna karşılık yalnızlığın uzun sürmesi sıkıcı olacaktır çünkü çevrede herkesin gülüp eğlenmesine karşı bir kişi dışarıdan izliyorsa insanlık duyguları harekete geçecektir. Araştıran, toplumun garip ve gereksiz saydığı şeylere ilgi duyan, toplumun kutsallarına &#8220;Acaba?&#8221; diyebilen kişi dışarıda kalacak ve her ne kadar seçkin olsa da insan olduğu için üzülecektir.</p>
<p>Yazının başlığı olan söz şöyle devam ediyor: &#8220;&#8230; Zaman zaman bundan yakınacaklardır fakat her zaman kötünün iyisi diye bunu seçeceklerdir.&#8221;. Yakınma kısmı tamam da kötünün iyisi neyin nesi oluyor? Yalnızlık yalan bir düzenden daha erdemli bir şey. Kendi adıma konuşacak olursam bana ait olmayan düşüncelerin aptal savunucusu olmaktansa, sadece beni mutlu eden şeyleri görüp mutsuz edenleri görmezden gelmektense yalnız kalmak kat kat daha iyidir. Gerçekler, ne olursa olsun gerçekler! Tüm insanlar beni görmezden gelecek olsa da gerçekler&#8230; Bu bana acı verecek, yalnız kalmama ve mutsuz olmama neden olacak fakat ben yine de bunu seçiyorum. Ne düşüneceğiniz umurumda olmadan söyleyebilirim ki ben düşünebiliyorum (en azından toplumun ortalamasından fazla olarak), düşüncelerime körü körüne bağlı değilim ve kendimi ne kadar düşünüyorsam -örneğin otobüste yanımda oturan- insanları da o kadar umursuyorum; ben seçkin zihinim kendi tanımıma göre.</p>
<p>Düşünkara Film Grubundan tanıdığım değerli iki insan, Hazan ve Bilal, ile bu konuyu konuştuk geçenlerde. Hazan bana katılmadı çünkü ne olursa olsun birilerinin çıkıp bu yalnızlığı kıracağından bahsetti. Tamamen katılıyorum. Belki Arthur o kişileri bulamamıştı fakat bulamamak öyle insanların olmadığı anlamına gelmez. Bir gün biri çıkar, seni anlar, katılmasa da anlar ve kendini yalnız hissetmezsin. İki seçkin zihnin karşılaşmasından çok sağlam dostluklar ve sevgiler doğacaktır. Bir önceki cümlede bahsettiğim bir şeyin altını çizmek istiyorum: katılmasa da anlar. Katılmayabilir çünkü o da seçkin zihindir ve karşı tarafın düşüncelerini kendi mantık süzgecinden geçirmeden kabul etmeyecektir. Buna karşın o düşüncenin oluşumuna dair ipuçlarını yakalayacak, düşüncenin ne ifade etmeye çalıştığının farkına varacak. Karşıt tezini de aynı nezaketle sunacaktır.</p>
<p>Kendini beğenmiş biri olarak görebilirsiniz bu yazının yazarını ancak bunu yapmadan önce biraz daha anlamaya çalışın. Belki seçkin zihninize yeteri kadar fırsat vermiyorsunuzdur.</p>
<br />  <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gocomments/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/comments/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godelicious/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/delicious/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gofacebook/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/facebook/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gotwitter/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/twitter/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/gostumble/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/stumble/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/godigg/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/digg/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <a rel="nofollow" href="http://feeds.wordpress.com/1.0/goreddit/kisiselyazin.wordpress.com/226/"><img alt="" border="0" src="http://feeds.wordpress.com/1.0/reddit/kisiselyazin.wordpress.com/226/" /></a> <img alt="" border="0" src="http://stats.wordpress.com/b.gif?host=kisiselyazin.wordpress.com&amp;blog=8046505&amp;post=226&amp;subd=kisiselyazin&amp;ref=&amp;feed=1" width="1" height="1" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://kisiselyazin.wordpress.com/2010/03/03/yalnizlik-tum-seckin-zihinlerin-yazgisidir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
	
		<media:content url="http://0.gravatar.com/avatar/46473dc847cf23b4708a3fc30eb426db?s=96&#38;d=identicon&#38;r=G" medium="image">
			<media:title type="html">kisiselyazin</media:title>
		</media:content>
	</item>
	</channel>
</rss>
